Banka kaynaklı bir açıklamaya göre, Türkiye’de alçak gerilimli dağıtık güneş enerjisi piyasasında önemli bir ivme kazandıran ilk aşamanın başarısının üzerine kurulan Dağıtık Enerjiye Geçişin Hızlandırılması Programı’nın kapsamının genişletildiği belirtildi. Genişleyen finansmanın, Türkiye’nin garantisi altında, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası AŞ (TKYB) ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası AŞ’ye (TSKB) sağlanan iki adet 200 milyon euro değerinde…
Banka kaynaklı bir açıklamaya göre, Türkiye’de alçak gerilimli dağıtık güneş enerjisi piyasasında önemli bir ivme kazandıran ilk aşamanın başarısının üzerine kurulan Dağıtık Enerjiye Geçişin Hızlandırılması Programı’nın kapsamının genişletildiği belirtildi. Genişleyen finansmanın, Türkiye’nin garantisi altında, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası AŞ (TKYB) ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası AŞ’ye (TSKB) sağlanan iki adet 200 milyon euro değerinde IBRD kredisiyle desteklendiği ifade edildi.
Programın sonuç odaklı finansman modeliyle işlediği ve ödemelerin belirlenen hedeflere ulaşıldıkça ve bağımsız olarak doğrulandıkça yapıldığı vurgulandı. Yeni faz ile birlikte programın kapsamının, dağıtık güneş enerjisi yatırımlarının yanı sıra kara tipi rüzgar enerji projeleri ve yeni nesil Batarya Enerji Depolama Sistemleri (BESS) yatırımlarını da içerecek şekilde genişletildiği bildirildi.
Açıklamada, Türkiye’nin son 10 yılda yenilenebilir enerji hedeflerini belirgin bir şekilde artırdığı ve en güncel Yenilenebilir Enerji Yol Haritası’nın 2035’e kadar toplam rüzgar ve güneş enerjisi kurulu gücünü 120 bin megavata çıkarmayı ve batarya depolama kapasitesinde büyük bir artış sağlamayı hedeflediği belirtildi. Bununla birlikte, dağıtık rüzgar ve batarya depolama yatırımları için uzun vadeli finansmana erişimin hala sınırlı olduğu ve yerel ticari bankaların bu tür yatırımları finanse etmekte zorlandığına dikkat çekildi.
Genişletilen programın vade uyumsuzluğuna çözüm getirerek kalkınma bankaları aracılığıyla uzun vadeli finansman sağlamayı, yeni şebeke teknolojilerine ilişkin riskleri değerlendirebilecek piyasa kapasitesi ve finansal uzmanlık geliştirmeyi, özel sektör yatırımlarını teşvik ederek ticari finansmanı canlandırmayı amaçladığı ifade edildi. Programın erken dönem piyasa risklerini üstlenmesi ve kredi vadelerini uzatmasıyla yenilenebilir enerji kapasitesinde 1579 megavatlık bir artış, 392 megavatsaat batarya depolama kapasitesinin desteklenmesi ve 405 milyon dolara kadar özel sektör finansmanının harekete geçirilmesinin beklendiği belirtildi.
Ayrıca, Türkiye’ye yönelik finansmanın bölge genelinde yenilenebilir enerji yatırımlarının daha da genişletilmesine olanak tanıdığı vurgulandı. Bu sürecin desteklenmesi amacıyla Dünya Bankası’nın Avrupa ve Orta Asya Enerji Bilgi Ağı (EKN) aracılığıyla 21 ülkeden 180’den fazla enerji sektörü uzmanını bir araya getiren bir platformun kullanıldığı belirtildi. Bu platform aracılığıyla Türkiye gibi ülkelerde geliştirilen başarılı piyasa yaklaşımları, düzenleyici gelişmeler ve teknik çözümlerin bölge genelinde paylaşıldığı bildirildi.
Açıklamada yer alan Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez, batarya depolama ve dağıtık rüzgar yatırımlarının ölçeklendirilmesinin, Türkiye’nin enerji şebekesini geleceğe hazırlamak açısından kritik bir adım olduğunu belirterek, kamu kalkınma bankaları aracılığıyla ticari finansman açığının kapatılmasının Türk sanayisinin rekabet gücünü destekleyeceğini ve ulusal enerji güvenliğini güçlendireceğini dile getirdi. Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Altyapı Bölge Direktörü Charles Cormier ise Türkiye’nin ECARES programıyla öncü bir rol üstlendiğini belirterek, Türkiye’nin bu alandaki başarılarının bölge genelinde yaygınlaştırılabilecek iyi uygulama örnekleri ve bilgi birikimi oluşturduğunu ifade etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]